Nuri Bilge Ceylan'ın Filmlerinde Çocuklar Kapı Aralıklarından Neler Görüyor
*Spoiler içerir.
Kış Uykusu filminin sonlarına doğru Nihal, Aydın'ın haberi olmadan, bir tomar para ile aralarında bazı gerginlikler yaşanan kiracılarına gider, parayı İmam Hamdi'ye vermek ister. Onlar iki kişi bir odada konuşurken içeri İlyas'ın babası İsmail girer. Konuşmaya dahil olur, parayı görür ve abisine sorar? Her zamanki gibi asık suratlı, sert ve ne yapacağı kestirilemeyen bir hali vardır ki abisi Hamdi ona "Git bi yüzünü şey et istersen.." diye odadan çıkmasını teklif eder, yani örtük olarak tatsızlık çıkarmamasını söyler. İsmail olumlu yanıt vermeyince Hamdi "Ben bi kahve getireyim öyleyse sana" der, çıkar.
Onuru zaten daha hikayenin başında kırılmış olan İsmail, Nihal'in bu davranışı sonrası biraz daha incinmiş olmalı ki alaycı, reddedici bir tavırla diyaloğu ilerletir ve Nihal'in, vicdanını rahatlatmak için biçare fukaraya para dağıttığını söyler. Kendinin, onun bu inceliğini anlayamayacak kadar "pis bir sarhoş" olduğunu söyler. Parayla beraber ayağa kalkar, yürür, şömineye yaklaşır. Kimsenin aklında yoktur, ki Nihal'in mimikleri dahi hiç böyle bir şey düşünmediğini gösterir. Ama İsmail parayı ateşe atmış ve Nihal de büyük bir şaşkınlıkla ağlamaya başlamıştır. O sırada kapıya gözü ilişir İsmail'in... ve biz de onunla beraber oğlunu görürüz. Kapı aralığından oğlu izlemiştir olanları ve babasıyla göz göze geldiğinde çekilir gider hemen. O sert, deli, sarhoş İsmail'in gözünde yaş görürüz ve sahne biter.
Onuru zaten daha hikayenin başında kırılmış olan İsmail, Nihal'in bu davranışı sonrası biraz daha incinmiş olmalı ki alaycı, reddedici bir tavırla diyaloğu ilerletir ve Nihal'in, vicdanını rahatlatmak için biçare fukaraya para dağıttığını söyler. Kendinin, onun bu inceliğini anlayamayacak kadar "pis bir sarhoş" olduğunu söyler. Parayla beraber ayağa kalkar, yürür, şömineye yaklaşır. Kimsenin aklında yoktur, ki Nihal'in mimikleri dahi hiç böyle bir şey düşünmediğini gösterir. Ama İsmail parayı ateşe atmış ve Nihal de büyük bir şaşkınlıkla ağlamaya başlamıştır. O sırada kapıya gözü ilişir İsmail'in... ve biz de onunla beraber oğlunu görürüz. Kapı aralığından oğlu izlemiştir olanları ve babasıyla göz göze geldiğinde çekilir gider hemen. O sert, deli, sarhoş İsmail'in gözünde yaş görürüz ve sahne biter.
Bir Zamanlar Anadolu'da filminde ise ölen Raşit'in oğlu, otopsiye başlanmadan önce kapı aralığından otopsi odasında olanları izliyor, babasının masada yatan cesedini görüyor. Teknisyenle göz göze geldiğinde otopsi teknisyeni ona bir sihirbazlık numarası yapıyor. Çocuk aldırmadan geri dönüyor.
N.B. Ceylan'ın bu benzeri başka sahneleri var mı bilmiyorum, aklımdaki ikisi bu... Gizliden babalarına bakan çocuklar... Korkarak, kızarak, merakla, acıyla, hüzünle... Yanan geleceklerini görüyorlar belki de. Yine tıpkı Ahlat Ağacı'nda uzun zaman sonra babasının odasını incelerken cüzdanını, fotoğraflarını karıştırıp içinde kendine dair şeyler bulan Sinan gibi... Ki kuyuda, yanacak gençliğini görürüz bence...
23.00
01.02.2019




Yorumlar
Yorum Gönder