Girizgah: Bu Blog'u Okuma Rehberi


Da Vinci'nin çok sevdiğim bir tabiri var: "Bilimin sanatını, sanatın bilimini yapmak..." Fakat baştan söylemeliyim ki bloglarımın bu söz ile bir alakası yok. Yani blog yazıları sonuçta... Basit, kısa, konuşurmuşcasına... Gün gelir de ortaya gerçek bir eser koyarsam bu sözü temel almış olacağım elbet ama burada göreceğiniz şeyler daha çok bana has yazım hataları, bol üç nokta, belirsizlikler, hiç var olmayan uydurma kelimeler falan olacak. Yani aklımda bir an çakan bir şimşeğin basit bir kamera ile çekilmiş fotoğrafı gibi. Öyle çok üzerine düşmeden, neliğini, nedenini sormadan, sorgulamadan, karışmadan... karıştırarak. Galiba benden pek fazla iz taşıyacak buradaki yazılar. Bitmeyen cümleler, her yere çekilmişlikler, anlamsızlıklar falan... Sarhoşcasına... Sermest... Fuzuli'ye de ayıp ettiğimi düşünmüyor değilim. Yani bu blog'a onun şiirinin ismini vermek... kesinlikle ayıp bir şey. Onun sermestiyeti nerede, bu benimki nerede! Gerçi eskisi kadar kendimden geçmem de mümkün değil artık bir resme, bir şiire, bir fotoğrafa vesaire bakınca. Ama kanın damarda akması bile yetiyor sarhoşluğa. Ki inanırım da bir telin titreşimi kimi zaman insanlıktan düşürürcesine sarhoş eder insanı ve bu yüzden duymamak lazım o tıngırtıyı ve hatta görmemek izlememek lazım zahiri bir takım güzellikleri. Ama... damarımda akan kan beni buna itiyor...

desem amma romantik bir şey söylemiş olurum. İnsan işte... aciz olduğu kadar romantik de. Bilmiyorum ne kadar gireceğim bu sözlere fakat pek de rezil olmamak lazım diye düşünüyorum ara sıra :)

Geçmişten Günümüze Bu Blog'da Yazılanlar




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Queen's Gambit Accepted: Talihsiz Satranç Kariyerime Yeni Bir Sayfa