Zar Atmak ve Iskalamak


6 gelsin istiyorum ama atmıyorum elimdeki zarı, zaten gelecekse gelecek diye. Bu kadar kadercilik de fazla diyorum bazen. Ama bunca zar varken ortalıkta nereden bileyim ki aradığım 6'nın elimdeki zardaki 6 olduğunu. Demek istemiyorum ki, "6 işte, altı üstü bir 6." Kimse böyle demez tabii ama neredeyse herkes herhangi bir 6'nın gelmesine razı.

İlla gelecekse takılıp düşeceğim bir taşa, düşüreceğim elimdeki zarı ve 6 gelecek. O 6, gelecekse onu hiç beklemediğim bir zaman gelecek. Onu aramak uğruna çıktığım yolda, O zannedip kaç sokağa girdiysem, kaç kapıyı çaldıysam 6 numaralı; yanlıştı. Diyeceksin ki "Belki de o 6 numaralı sokaktan geçip o 6 numaralı kapıdan girmediğin için o yanlıştı, girseydin onu dogru kabul edecektin." Belki de... belki de. Ama yine de, eğer beklediğim bir 6 varsa, herhangi bir zamanda, herhangi bir sokağın herhangi bir kapısından geçerken, ayağım takılır da düşersem, cebimdeki zar düşer de görürsem ki 6, bakarsam ki takvimlere 66.66.6666, saatler 66.66'yı gösterirken, 6 numaralı sokağın 6 numaralı kapısından geçerken takılıp düşmüşüm de 6 gelmiş, hem de onu irademle atmamışken. O zaman derim ki, "O 6 geldi." Zarı tekrar alırım ve bu sefer... bu sefer ben kendim atarım.

Neyse... alt tarafı bir 6...

20.12.2019

Yani demem o ki; elimde bir zar var, şimdi atsam 6 gelse onun, aradığım 6 olduğuna inanmayacağım. Bin ihtimalden sıyrılıp kendi gelecek ve beni ikna edecek O olduğuna, yahut ben, o en olanaklı vakti bekleyeceğim elimdeki zarı atmak için.

22.12.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Girizgah: Bu Blog'u Okuma Rehberi

Queen's Gambit Accepted: Talihsiz Satranç Kariyerime Yeni Bir Sayfa