Artan İntihar Vakalarını Foucault'un Hapisanesi Üzerinden Okumak
Foucault, Hapishanenin Doğuşu kitabına bir gazete kupüründen doğrudan yaptığı alıntı ile başlar. Bu kupür, 1757'de ahali karşısında suçunu itiraf etmeye ve işkenceye ve idama mahkum edilmiş bir adamın nasıl işkence gördüğünü anlatır. Çok acı ve çok uzun süren bir işkence sonrası ölüm... Cellat gayet profesyonel bir şekilde adeta şov yapar ve işkenceyi uzattıkça uzatır. Erk, bu işkence ile iktidarını suçlunun bedenine kazır ve bedene nasıl hükmettiğini tüm ahaliye gösterir. Bu gazete kupüründen sonra ikinci bir alıntı çıkar karşımıza. Bu ikinci metin ise hafızamıza kazınan o işkence sahnesinin yazılı talimatı, yani mahkeme kararıdır. Bu talimat bir bir celladın neler yapması gerektiğini yazmaktadır. Yani ahalinin izlediği şovun yıldızı aslında cellat değilmiş, o yalnızca bir teknisyenmiş. Asıl yıldızlar bu işkencenin tasarımcıları olan devlet adamlarıymış. Bu devlet adamları aynı zamanda birer işkence uzmanı olmalılar ki suça denk olan cezayı mahkuma eksiksiz verebiliyorlar...