Kayıtlar

Şubat, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Artan İntihar Vakalarını Foucault'un Hapisanesi Üzerinden Okumak

Resim
Foucault, Hapishanenin Doğuşu kitabına bir gazete kupüründen doğrudan yaptığı alıntı ile başlar. Bu kupür, 1757'de ahali karşısında suçunu itiraf etmeye ve işkenceye ve idama mahkum edilmiş bir adamın nasıl işkence gördüğünü anlatır. Çok acı ve çok uzun süren bir işkence sonrası ölüm... Cellat gayet profesyonel bir şekilde adeta şov yapar ve işkenceyi uzattıkça uzatır. Erk, bu işkence ile iktidarını suçlunun bedenine kazır ve bedene nasıl hükmettiğini tüm ahaliye gösterir. Bu gazete kupüründen sonra ikinci bir alıntı çıkar karşımıza. Bu ikinci metin ise hafızamıza kazınan o işkence sahnesinin yazılı talimatı, yani mahkeme kararıdır. Bu talimat bir bir celladın neler yapması gerektiğini yazmaktadır. Yani ahalinin izlediği şovun yıldızı aslında cellat değilmiş, o yalnızca bir teknisyenmiş. Asıl yıldızlar bu işkencenin tasarımcıları olan devlet adamlarıymış. Bu devlet adamları aynı zamanda birer işkence uzmanı olmalılar ki suça denk olan cezayı mahkuma eksiksiz verebiliyorlar...

Altıncı Bürhan

Resim
** Alıntıdır . Gel, bu geniş ovaya çıkacağız. İşte o ova içinde yüksek bir dağ var. Üstüne çıkacağız, tâ bütün etrafı görülsün. Hem her şeyi yakınlaştıracak güzel dürbünleri de beraber alacağız. Çünkü..........

Bir Hak Hukuk Meselesi: Hukuk Sosyolojisi

Resim
Lisans yıllarımda bana en çok katkı yapan derslerden biri Hukuk Sosyolojisi'ydi. Ama üzülerek görüyorum ki bu ders hukuk fakültelerinde olması gerektiği gibi anlatılmıyor, klasik devlet teorisyenlerinden öteye gidilmemekle birlikte işin temeline Platon'a, Sokrat'a dahi inilmiyor. Halbuki yalnız Krito Metni'nde Sokrates'in "Yasa olmazsa hiçbir şey olmaz" deyip imkanı (ve belki hakkı dahi) varken yasayı çiğnememesi bile ne kadar öğretici. Yahut devlet teorisyenlerinden sonra Foucault, Habermas, Levinas, Derrida... Bir hukuk mezunu bunların adını bile öğrenmemiş oluyor. Sorun açık aslında. Weber zaten Protestan ahlakından sonra buna da değiniyor. Nasıl Protestan için kazanmak (maddi çıkar) araç idi ve amaç haline geldi, hukuk ve hukukçu için de yasa araçtı, amaç haline geldi. Artık hak, korunması gereken bir mesele değil. Korunması gereken; mevcut yasal sistemin sürekliliği ve birbiriyle çelişmeyecek şekilde işleyişinin sağlanması. Bu yüzden bir huku...